Kredi Kartı ile

ödeme kolaylığı

   Toplam Ziyaretçi:238020

özel direksiyon dersi

 


Diyabetin diyeti, diyetle şeker hastalığı tedavisi:

Bu,tıbben sebebi belirsiz ve sindirim sisteminin yorulmasından kaynaklandığı öne sürülen hastalık bünyeye uygun doğal gıdalara geçince ortadan kalktı. Yılarca 250-300 arasında seyreden kan şekeri seviyesi nihayet göreceğiniz uygulama neticesinde sadece 3 ay içinde 94’e -normal seviyeye- düştü. Bu bağlamda ise en inatçı şeker hastaları için bile günde ortalama 1-2 derecelik bir düşüşün söz konusu olabileceğinin söylenmesi gerekiyor.Bu da yine 40’lı yaşlara kadar bilinçsizce ve hor kullanarak bozduğumuz sindirim sisteminin tekrar toparlanması için aslında çok normal bir süre.İstikrarlı bir şekilde uygulanması halinde aşağıdaki mönü hastane kapılarında stres içinde ,sabah karanlıklarında koşturmanızı engelleyerek sizleri, heyecanla beklenen test ve tahlil neticeleri ve sebep olduğu bunalımlardan kurtaracaktır. Bu yüzden şeker hastalığında sabırla ilaç+diyet tedavisinin dışında hiçbir “sihirli değnekten” medet ummamak gerekmektedir.Sağlığımıza geri kavuşmak veya şeker hastalığının sebep olduğu körlük,böbrek yetmezliği,kangren vb. hastalıklara düçar olmamak sadece bizim elimizde ve işte ideal mönü:
Sabah :
1) Önce yeşil bir salata(roka,tere;hindiba,ebegümeci,ısırgan,marul vb. herhangi bir veya birkaç yeşillik),
2) Tam buğday unundan tapılan ekmek(2-3 dilim)+ 150 gr. Az yağlı peynir
3) Reçel yerine özellikle bir elma ya da herhangi bir meyve
4) Zeytin,soğan,sarımsak
Öğle-Akşam :
1) Yukardaki gibi bir salata( yemekten 10 dk . önce)
2) Yemek olarak sebze(kabak ,Patlıcan,pırasa,vb.)
3) Yanında kepek ekmek,bulgur ya da kepekli pirinç
4) Haftada 3-4 öğün bakliyat(fasulye,nohut,vb.)
5) Yemekte veya yemek arasında vücudun protein ihtiyacı olan bir tabak soya(100-150 gr) veya az yağlı yoğurt(100-150 gr) muhakkak tüketilecek.
Not: temin edilebilirse soya sütü ve bundan üretilen soya peyniri,yoğurdu tercih edilmelidir.Artık bazı market ve aktarlarda bunları bulmak mümkün.

İYİLEŞMEYİ HIZLANDIRACAK ETKENLER

*Stres ,gürültü,yorgunluktan uzak durma,gevşetici işlerle meşgul olma(stres halinde şeker hastası olmayanların bile kan şeker seviyesi yüksek çıkar.Böyle durumlarda 1-2 gün sonra tekrar kan şekerini ölçtürmek gerçek seviyeyi anlamak açısından gereklidir)
*Hareket,açık hava yürüyüşleri yaparak bol oksijen alıp gıdaların hazmına yardımcı olmak.
*”İnsan mezarını dişleriyle kazar” deyişi doğrultusunda az ve sık yiyerek sindirim sistemini yormamak.
*Şeker hastalığı görüldüğü gibi ciddi ve kapsamlı yaklaşımlarla tedavi edilebilmektedir. Bu yüzden şu gıda,şu köydeki şu su veya şu7 bitki” sihirli deünek” gibi şeker hastalığını iyileştiriyor türünden haberler, televizyonların izlenme oranını artırmaya yönelik umut sömürüleridir. Şeker hastalığında bilgi ve disiplin,hayalci yaklaşımlara tercih edilecektir.
*İyileşme süreci boyunca(kan şekerimiz normal seviyeye gelene kdar) aşırı tatlı üzüm,hurma,incir,kavun gibi meyveler yerine ekşi veya az tatlı meyveler tercih edilmelidir

Diyabet ve Obezite şişmanlık

Obezite yani şişmanlık, vücuttaki yağ dokusunun fazlalığı ve kilo artışıdır. Obeziteyi belirleyen, genetik, çevresel etkenler, sosyoekonomik durum, metabolik hastalıklar, ilaçlar gibi birçok faktör vardır. Genelde hastaların eğilimi, daha çok bu faktörleri sorumlu tutmak yönünde olsa da; obezitenin en önemli nedeni, gereğinden fazla gıda alımıdır.

Günümüzde çalışma hayatının yoğun temposu, mutfağa ayrılan zamanın azalması, çabuk ve kolay hazırlanıp tüketilen yiyecekleri daha fazla hayatımıza katmıştır. Bu besinler de, sebze ve meyveden uzak, fazla miktarda şekerli, yağlı ve yüksek kalorili yiyecekler olup, özellikle çocukların ve gençlerin damak tadına daha hoş gelmektedir. Egzersizden uzak yaşantıyı benimseyip, en kısa mesafeler için bile araba kullanmak, özellikle bilgisayar ve televizyon karşısında geçirilen zamanlar da buna eklenince obezite kaçınılmaz olmaktadır.

Obezite yalnız estetik bir sorun olmayıp bir çok hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştırır; Tip 2 Diyabet, hipertansiyon, arteriosklerotik kalp hastalıkları, menstrial siklus bozuklukları, gebelik komplikasyonlarında artış, safra kesesi taşları, yağlı karaciğer, uyku apnesi, osteoartrit, depresyon bunlardan birkaçıdır.

Obezitenin belirlenmesinde önemli ölçüm, beden yağ oranıdır. Bu oran kadında, % 20-25; erkekte, % 15-18'dir. Ancak, bu ölçüm hassas olsa da uygulanması güç bir yöntemdir. Bu nedenle, daha kolay uygulanan Beden Kitle İndeksi ( BKİ ) kullanılır. BKİ, ağırlığın boyun karesine bölünmesi ile elde edilir. İdeal olan, 20-25 kg/m2 dir. 25-30 kg/m2, fazla kilolu; 30 kg/m2 üzeri, obez; 40 kg/m2 üzeri, morbid obez olarak tanımlanır.

Obezitede beden yağı artar demiştik. Bu yağın hangi bölgelerde dağılmış olduğu da önemlidir. Karın ve bel çevresinde artan yağ dokusu, diyabet riskini daha fazla arttırır. Tip 2 Diyabet ile obezite arasında çok yakın ilişki olup, Tip 2 Diyabet olan bireylerin % 80'i şişmandır. Obezite, insülin direncine neden olmakta, bu da diyabet oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Obezite aynı zamanda diyabet tedavisi ve kan şekeri kontrolünü de zorlaştırmaktadır. Kilo verme ve egzersiz ile kan şekeri kontrolü çok daha kolay olmakta, oral antidiyabetik ilaç dozları da obez hastalara göre belirgin olarak azalmaktadır.

Diyabet ve obezite arasındaki bu yakın ilişki düşünüldüğünde, erken alınacak önlemler ile sonuçların yüz güldürücü olacağı açıktır. Son yıllarda yapılan çalışmalar, yaşam tarzı değişikliklerinin Bozulmuş Glikoz Toleransı' nın ( BGT ), Tip 2 Diyabet'e ilerlemesini engelleyebildiğini göstermiştir. Örneğin; Finnish Diabetes Prevention Study'de, kilo verme, yüksek posalı, düşük yağ içeren diyet ve artmış egzersizle, Bozulmuş Glikoz Toleransı olan ve aşırı kilolu kişilerde Tip 2 Diyabet'e gidiş % 58 oranında azalmıştır.

Obezite de, diyabet ve hipertansiyon gibi kronik bir hastalık olarak düşünüldüğünde, tedavisi zor ve uzundur. Egzersiz, düşük kalorili diyet, psikolojik destek gibi çok sayıda komponenti olan obezite tedavisinden önce, obezitenin oluşumunu önlemek her zaman olduğu gibi daha önemlidir. Bu nedenle de bunun hayatın ilk yıllarından itibaren ele alınması gereken bir konu olduğu unutulmamalıdır. Çocukların beslenmesindeki bilinçsiz davranışlar, obezitenin temel taşlarını hazırlamaktadır. Çünkü çocuklukta yağ hücreleri ve adipöz doku kütlesindeki artış, obezite hazırlayıcısıdır. Obezlerde bu adipöz doku kütlesi, normal şahıslardan 5 kat fazladır. Bilindiği gibi diyet yapmak da yağ hücresi sayısını değil, boyutunu azaltır.

Beslenme alışkanlıkları, hareketsiz bir yaşam tarzı önümüzdeki yıllarda obezitenin daha da artan bir sıklıkla devam edeceğini göstermektedir. Ancak sevindirici olan, eskiden şişmanlık, sağlıklı olmanın göstergesiyken, günümüzde ciddi bir sağlık sorunu olarak görülmektedir. Bu konuya verilecek önem ve yapılacak eğitimlerle "Bir dirhem etin bin ayıp örtmediği" , hatta bir çok hastalığı da beraber getirdiği öğretilirse; başta diyabet olmak üzere bazı hastalıkların ortaya çıkması önlenebilir veya geciktirilebilir ve tedavileri kolaylaşabilir.

 

Hazırlayan: Dr. Efsun Türkmen, Fevzi Çakmak Diyabet Merkezi Tabibi


 

 
BAŞARI

Site Tasarım: ostracod

Merkez: G.M.K. Bul. 23/12 Demirtepe Kızılay / ANKARA 
Tel : 0312 231 4 111     231 08 70    Fax : 0312 229 97 92

Şube: Atatürk Bul. 94/12 Kızılay /ANKARA

Tel : 0312 425 02 02     425 67 67    Fax: 0312 425 00 08
bilgioyasurucukursu.com.tr
wwww.oyasurucukursu.com.tr